"MEV : Yaşam Boyu Öğrenme Merkezi"
Sosyal Sermaye Nedir?

SOSYAL SERMAYE NEDİR? NE İŞE YARAR? (2004)

Dr. Necdet Kenar    

MEV Genel Müdürü

 

Ekonomik hayat sadece makine, bina, para ve insana dayanmaz; insanlar arasındaki sosyal ilişkilerde önemlidir. Aynı fiziki, beşeri ve finansal sermayeye sahip iki gruptan birbirlerini tanıyan, aralarında iletişim ve güven bulunan insanların oluşturduğu grubun işteki başarısı, birbirlerini tanımayan diğer grubun başarısından daha fazladır. Bu kısa açıklamanın da gösterdiği gibi sosyal sermaye; ilişkiler, ağlar (networks), normlar, değerler ve enformel yaptırımlardan oluşur ki, bunlar toplumun sosyal ilişkiler ve işlemlerinin niteliğini ve niceliğini biçimlendirir. Tanımdan sosyal sermayenin üç bileşeni  ortaya çıkmaktadır: i.sosyal ağlar (networks); kim kimi tanır, ii. sosyal normlar; ağ üyelerinin birbirlerine nasıl davranacağını belirleyen formal ve enformal kurallar, iii. yaptırımlar; üyelerin kurallara uymasını sağlayacak süreçler.

Sosyal sermayenin en iyi ölçüm aracı “güven”dir. Eğer bir network içinde, (bu bir aile, mahalle, işletme, sektör, piyasa, ülke olabilir) üyeler birbirlerine ne kadar çok güveniyorlarsa sosyal sermaye o kadar güçlüdür.

Peki sosyal sermaye ne kadar önemlidir?

 Sosyal sermayenin ekonomik ve sosyal birçok olumlu etkisi söz konusudur. Güçlü sosyal sermaye,  ekonomik büyümeye, işgücü piyasalarının etkin çalışmasına, toplumun eğitim ve sağlık düzeyine, suç oranının azalmasına, kamu kurumlarının etkin çalışmasına katkıda bulunur. Şimdi bunları kısaca açıklayalım. Piyasaların etkin çalışması, mülkiyet haklarının iyi tanımlanmasına, sözleşmelerin kolay ve düşük maliyetle uygulanmasına ve iyi enformasyona bağlıdır. Böyle bir ortamda, tasarruf, yatırım ve girişimcilik  daha fazla olur. Firmaların arasında güvenin olması, iş yapmada pahalı yasal sözleşmelerin maliyetini azaltır, işlemlerin süresini kısaltır. Düşük işlem maliyetleri piyasaya yeni girişleri teşvik eder ve bu da rekabeti daha etkin hale getirir. Kısaca sosyal sermaye ekonomik büyümede olumlu bir rol oynar.

            Bugün hemen her ülkede iş bulmanın en etkin yolu, eş, dost, tanıdık, arkadaş çevresi ile olan  kişisel ilişkilerdir. İşsiz bir kişinin çevresi ne kadar geniş ise, ne kadar kişiyi tanıyor ya da tanınıyor ise iş bulma süreci de o kadar kısa ve az maliyetli olur. Böylelikle işsizlik süresi kısalır ve işgücü piyasaları  daha etkin çalışır.

Eğitim düzeyi ile sosyal sermaye arasında iki yönlü güçlü bir ilişki vardır. Aile içinde ilişkilerin güçlü olması çocukların iyi yetiştirilmesini sağlar. Keza velilerin okul ile veya diğer velilerle olan sıkı ilişkileri çocukların eğitimi açısından önemlidir.  Çevrenin eğitim ve kültür düzeyi, o çevrede yetişen çocukların  yada yetişkinlerin eğitim ve kültür gelişimini  etkiler.

Sosyal sermaye toplumdaki suç oranını azaltır. Normlar ve  değerlerin gelişimine katkıda bulunur ve böylelikle suç işleme eğilimini azaltır. Toplum içindeki bağları güçlendirerek, norm ve değerlere aykırı davranan bireylere karşı ayıplamak, toplumdan dışlamak gibi yaptırımların uygulanmasını sağlar ve bu da genel olarak toplum kurallarına uyulmasını sağlar. Kurallara uyulan bir toplumda güvenlik maliyetleri daha az olur.

Sosyal sermaye toplumun sağlık düzeyi açından da önemlidir. Bireyler arasındaki ilişkilerin sıkı ve güçlü olduğu toplumlarda, intihar vakaları daha az, yaşam süresi daha fazladır. Ameliyat sonrası bakımda hastaya aile, arkadaş gibi yakın çevresinin verdiği destek iyileşme sürecinde önemli rol oynar. Sosyal ilişkileri güçlü olan insanların daha az stres ve daha sağlıklı bir yaşamları vardır.

Son olarak sosyal sermaye kamu kurumlarının hizmetlerinin etkinliğini artırır. Devlete ve kurumlarına güvenen vatandaşların, yasalara uyma ve vergi verme alışkanlığı daha yüksektir. Kamu politikaları daha kolay ve daha az maliyetle uygulanır. Siyasiler ile  bürokratlar arasında  ve kamu kurumlarının birbirleri arasındaki karşılıklı güven, daha iyi işbirliğini sağlar. Sosyal sermayesi güçlü olan ülkelerde yolsuzlukların daha az, bürokrasinin kalitesinin daha yüksek olduğu gözlenmiştir.

            Şu ana kadar sosyal sermayenin olumlu etkilerinden söz ettik. Halbuki sosyal sermayenin bazı olumsuz, zararlı etkileri de söz konusudur. Çıkar grupları, kendi çıkarları için piyasaların etkin çalışmasını engelleyebilir ve  bu ekonomik ve sosyal gelişmeye zarar verebilir. Örneğin bazı firmalar  kartel oluşturabilir. Bazen sendikaların, ticaret odaları veya meslek örgütlerinin üyelerinin menfaati, ülkenin ekonomik performansıyla ters düşebilir. Bu durumda sosyal sermaye ekonomik gelişmeye zarar verebilir. Etnik gruplar ya da hemşehrilik ilişkileri iş bulmada ayrımcılığa yol açabilir. Fırsat eşitliğini ve işgücü hareketliliğini engelleyebilir, sosyal dışlanmayı teşvik edebilir. Tüm bunlar işgücü piyasasının etkin çalışmasını engeller. Suç örgütleri, çeteler ve terörist gruplarda bir nevi sosyal sermaye hatta “kriminal sermaye” olarak tanımlanır. Kriminal sermaye suç işlemeyi teşvik eder, suçu yaygınlaştırır.

            Sosyal sermayenin kaynağı ise katılımdır. Bireylerin  bir network,-grup içinde yer alması birbirleriyle ilişkiye girmesi, birlikte hareket etmesi, sosyal sermayeyi güçlendirir. Ancak, gelişmiş ülkelerdeki genel eğilimler katılımın azaldığı ve sosyal sermayenin zayıfladığı şeklindedir. Gittikçe sosyal ilişkiler daha az yoğun yaşanmakta, bireysellik öne çıkmaktadır.  Geleneksel organizasyonlara (siyasi partiler, sendikalar, dernekler ve klüplere) katılım azalma eğilimindedir.  Özellikle gençler arasında hükümetlere ve siyasi kurumlara güven azalmaktadır. Buna karşın yeni sosyal hareketlere, çevre grupları gibi sivil toplum kuruluşlarına, ilgi ve katılım artmaktadır.

             

EĞİTİM TAKVİMİ

1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
< Ağustos 2014 >


© MESS Eğitim Vakfı, 2008 Tüm haklar saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.